bir kağıt, bir kalem gerek şimdi bana
nekadar çok yazarsam
okadar çabuk tükenir sanıyorum
kağıda her dokunduğunda elim
yanıp tutuşuyor derinden
içimdeki herneyse
o soyundukça
ben üşüyorum…
Fatih KOLBURAN
fatihkolburan@gmail.com
bir kağıt, bir kalem gerek şimdi bana
nekadar çok yazarsam
okadar çabuk tükenir sanıyorum
kağıda her dokunduğunda elim
yanıp tutuşuyor derinden
içimdeki herneyse
o soyundukça
ben üşüyorum…
Fatih KOLBURAN
fatihkolburan@gmail.com
Bir aralık uğra siyaset konuşalım
Bölgesel sorunlar kabardı çözmek ister
Kısa sürede asgariye indirmeli
Kışkırtmadan uyandırmadan halletmeli
Hatta gecenin ilerleyen saatleri
Koalisyonunu organize edelim
Çözüm bulmak isteyenler kolay ulaşsın
Çadır kuralım parti genel merkezine
Bir aralık uğra rejim değiştirelim
Geceler kıtlık arzular bolluk içinde
Faydası zararı açık seçik kayboldu
Arayalım ki arananlardan olalım
gün gelir
aynı yolda gidersin otomobilinle
aynı yerde çay içersin gecenin bir vakti
kim bilir?
belki de aynı gün gidersin
aynı tatil köyüne …
gün gelir
aynı elbiseyi giyersin
aynı yıldız parlar gökyüzünde
aynı şarkıyı söylersin büyük bir hevesle
aynı heyecanla
farklı biriyle …
Fatih KOLBURAN
fatihkolburan@gmail.com

Uzun uzayan gece
ardına bakmadan
Bir el sallamadan
hayat çok uzun
Hayat çok kısa
Durgun Bakışlar var orda
dur!
hala
aklımda o şarkı
ilk gördüğüm anda
Bir Pazar kahvaltısında
Öğle uykusunda
yada dolmuş durağında
bildiğim zaman tr
saçlarına dokunduğumda
içimdeki ırmakların aktığıdır sana …
sen saklanırsın
ben gizleyemem
dudaklarımdan okulda maaşlı çalışan öğrenci
anlatırım
anlatamam …
bilirsin
herşey benden önce
Ben senden sonra
en güzel uykulara daldım
düşlediğim anlarda …
Continue Reading »

küçük bir çocuğun
bayram sevincidir bazen…
bazen de tatile çıkma hayalidir
“sonunda…”
vatanına döndüğü gündür
bir mültecinin
ve elini tuttuğu andır
çok sevdiğinin…
en önemlisi de
küçücük bir gülümsemedir
hayat
gözlerindeki yansımasıdır iyiliğinin
tarifsiz mutluluğun
vuku bulduğu yüzdür…
Fatih KOLBURAN
fatihkolburan@gmail.com
Kurulası bir cümle kalmadı
dilediğin gibi
gölge düştü özleme
özlem sığınmak için son çare
veda ederken düşlere
sana bir şarkının
uzun sancılarından yazıyorum
içinde bolca hasret geçen
sade ve sert kahve yüklü bardağımla
yudumlarken aklımı
hani bir arada olmak güzeldi
denizle yelken
bulutla gökyüzü gibi
beceremedik seninle açmaya kaplerimizi
katıldığım savaşlarda
yaptığım bütün ittifaklar
sevişmeyle uzlaşıldı
tüm kalıcı anlaşmalar
bir başka yer varsa söyle
masallar anlat
uyut dizlerinde
penceresine kuş konacak hayalimi
al içeriye
yoksa
git de!
Continue Reading »
en sevdiği şarkı
en nefret ettiğin olur ya hani…
en sevdiği sanatçı
en sevdiği fotoğraf
ve
görmekten korktuğun
en sevdiği renk
birlikte
kurduğunuz en güzel düş
acı verir ya bazen…
en çok kullandığı cümle
en çok verdiği söz
en çok söylediği yalan
ve
en çok duymak isteyip de
sağır olduğun zaman
gitmek isteyip de
gidemezsin ya bir türlü…
söylenen onlarca gereksiz
“hoşça kal”
söylemekten büyük zevk aldığın
“lanet olsun..”
her kayboluşunda
karşılaştığın bir gerçek
“olması gereken…”
ve
dört saatin ardından
küçülen bir dünya…
girmek istediğin hayattan
bulabildiğin tek senaryo;
“kocaman bir yalan”
bir başına çıktığın
sahneden
tek arda kalan…
Fatih KOLBURAN
fatihkolburan@gmail.com
Şimdi burda
gecenin bu vakti
anımsatırken zaman seni
rüzgar alıp uçuracak aklımdakileri
sana doğru akacak
yönüne kurulmuş
gündüz düşleri
sen
sen
sen
içimdeki tüm kötü halleri
bitiren sen
gelirsen eğer
büyük adımlarla yaşamak
hala güzel…
uyandığında bir güzel
gözleri güneşle eş değer
dudakları gökyüzüne bedel
mavi ve uçsuz
bakarsan yüzüme
derinlemesine
içimdeki çocuk
hala suçsuz…
Fatih Çınay